alkali beslenme

Alkali Beslenme

 

Yapılan araştırmalar, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşamın obezite ve kanser dahil pek çok hastalığa kapı araladığı saptanmıştır. Yaşamımızın sürdürülmesi ve gerekli enerjiyi sağlamak için yaptığımız beslenme vücuttaki tüm sistemlerin doğru şekilde çalışmasını sağlamaktadır. Ancak yenilen her besin sindirilerek asit ya da alkali atıklar bırakır.

 

Alkali ya da Asidik Olmak Ne Demektir?

 

Herhangi bir sıvı ortam içindeki hidrojen yoğunluğunu ifade eden pH (Potansiyel Hidrojen), 1 ile 14 arasında bir değere sahip olabilir. Orta nokta olan 7 nötr yani yüksüz kabul edilir. pH değeri bu değerin altında ise vücut sıvısı asidik, üzerinde ise bazik olarak tabir edilir.

 

Vücut, gerekli olan enerji döngüsünü işletirken, pH değerini de 7,35’te sabit olarak tutmaya çalışır. İnsan vücudu normal koşullarda alkali düzeyi korur. Bu durumun iki istisnası sindirim ve boşaltım sistemleridir.

 

Vücutta oluşan herhangi bir hastalıkla mücadele anında ya da stres altında vücut asidik özellik göstermeye başlar. Vücudun pH seviyesi, 7,3 değerinin altına düşer ya da çok üzerine çıkar ise hastalıklar kapıda demektir. pH değerinin kontrolden çıkması yapıcı enzimlerin yıkıcı hale gelmesine neden olur. Bu hücrelere yeterli miktarda oksijenin gitmediği anlamını taşır.

alkali beslenme

pH Değerinin 7,3’ün Altına Düşmesi Nasıl Sonuçlar Üretir?

 

Asit yükünün fazlası vücutta yağ olarak depolanır. Özellikle bel ve kalça bölgesindeki yağ içinde hapsedilen  asidik yük kişide kısa sürede  uyuşukluk,  yorgunluk, baş ağrıları, mide bulantısı, sinirlilik, depresyon eğilimi, midede yanma, midede asit fazlalılığı ve kronik yorgunluğa neden olur.

 

Süre uzadıkça biriken asit eklemlerde birikebilir. Gut, böbrek taşı, osteoporoz, bağışıklık sisteminin zayıflaması, mide ve barsak kanserlerine neden olabilir. Son yıllarda yapılan çalışmalar özellikle sindirim sistemi ile ilgili kanserlerde beslenmenin önemli bir rol oynadığını kanıtlamıştır.

 

Asidik Gıdalar Hangileridir?

 

Mangal etlerin tümü, işlenmiş etler, basit şekerler, masa şekeri, her türlü şeker ve şekerle yapılmış tüm gıdalar, şekerli tüm içecekler, maden suyu hariç gazlı tüm içecekler, inek sütü ve türevleri, masa tuzu, malt içecekler, kahvaltılık gevrekler, cipsler, tüm hazır soslar, doymuş yağlar, kızartmalar ve kızartma yağları, pasta, börek ve tüm hamur işleri, mayalı gıdalar,alkol, kafein, çikolata, siyah çay, mikrodalgada pişmiş her şey, suni tatlandırıcılar alkali beslenme listesi içinde kesinlikle olmaması gereken besinlerdir.

 

Ayrıca uykusuzluk ve hareketsizlik de vücudu asidik yapar.

alkali gıdalar

Alkali Gıdalar Hangileridir?

 

Limon, patates, patlıcan, bezelye, kereviz, mercimek, havuç, ıspanak, brokoli, pırasa, karnabahar, kuşkonmaz, kahverengi pirinç, soğan sarımsak, maydanoz, dereotu, salatalık, kırmızıbiber, zerdeçel, işlenmemiş tuz, karbonat, kekik, nane, fındık, badem, susam, keten tohumu, zeytin, zeytinyağı, balık yağı, kavun, incir, hurma, lor peyniri, keçi sütü ve peyniri, hurma, darı, işlenmemiş buğday, ceviz, erik, şalgam, elma, armut, pancar, karpuz, kuşburnu alkali beslenme için en uygun yiyeceklerdir.

 

Özet Olarak Alkali Beslenme

  • Günde 1,5 – 2 litre pH seviyesi yüksek su, maden suları içmek,
  • Et, süt, peynir ve şarküteri gibi aşırı hayvansal gıdalardan uzak durmak,
  • Katkı maddeleri ile hazırlanmış hazır gıdalardan uzak durmak,
  • Kola gibi maden suyu dışında tüm gazlı içeceklerden uzak durmak,
  • Pastahane mamüllerinden kesinlikle kaçınmak alkali beslenme listesinin en önemli temelleridir.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir